Esas No: 2016/2595
Karar No: 2018/2266
Karar Tarihi: 15.03.2018
Vergi Usul Kanununa Muhalefet - Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2016/2595 Esas 2018/2266 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Sanık hakkında vergi suçu ve vergi tekniği raporu ile mütalaaya uygun olarak \"2007, 2008, 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek\" suçlarından açılan kamu davasında, sanığın savunmaları ve delillerin yetersiz değerlendirilmesi sonucu beraat kararı verildi. Ancak, kararda suç konusu faturaların detaylı bir şekilde incelenmediği ve hangi takvim yılından hüküm kurulduğu belirtilmeden tek beraat kararı verildiği vurgulandı.
Kanun Maddeleri:
- 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 227. maddesi
- 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 230. maddesi
- 5320 Sayılı Kanun'un 8/1. maddesi
- 1412 Sayılı CMUK'un 321. maddesi
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet
HÜKÜM : Beraat
1-Sanık hakkında vergi suçu ve vergi tekniği raporu ile mütalaaya uygun olarak "2007, 2008, 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek" suçlarından açılan kamu davasında; sanığın savunmalarında 2008 yılından beri şirketinin ticari faaliyetinin olmadığını, tasfiye işlemleri tamamlanana kadar şirketin tüm belgelerini amcası ..."a bıraktığını, 2007 yılında düzenlenen faturaların tamamının gerçek olduğunu, gerçek bir hizmet ve mal alımına dayalı olduğunu, 2008-2009 ve 2010 yıllarında düzenlenen faturaları kendisinin düzenlemediğini belirtmesine karşılık gerek, şirket ortağı....i, şirketin eski ortağı ... ve 2008 yılı başında şirket muhasebecisi olan ... ... vergi denetmenine verdiği sanık hakkında olumsuz tespitler içeren ifadeler ve gerekse 17.05.2010 tarihli VDENR-2010-2401/4 sayılı Vergi Tekniği Raporunda; "Mükellef kurumun 2008/6 dönemden itibaren vergi beyannamelerini vermemesi, 2007 yılında tüm kdv beyannamelerinin verilip toplamda 827.966,60 TL matrah beyan edilmesine rağmen ödenecek KDV beyan edilmemesi, 2008 yılında ilk 6 ay KDV beyannamelerinin verilip toplam 162.089,72 TL matrah beyan edilmesine rağmen mükellef kurumdan mal ve hizmet aldığını bildiren kişilerin 2008 yılında 3.237.019 TL tutarında mal aldıklarını bildirmeleri, 2009 ve 2010 yıllarında KDV beyannameleri verilmemiş olmasına rağmen mükellef kurumdan mal ve hizmet aldığını bildiren kişilerin 2009 yılında 4.301.819 TL, 2010 yılında raporun düzenlendiği tarih itibari ile 346.369 TL tutarında mal aldıklarını bildirmeleri, şubesinin ve deposunun bulunmaması, 2008/6 döneminden itibaren muhasebecisinin bulunmaması, mükellef kurum müdürüne bilinen adreslerinde ulaşılamaması, iş adresi olarak bilinen adreste düzenlenen 02.07.2008 tarihli yoklamada "şirketin ilgili adresten uzun zaman önce ayrıldığı, yeni adresinin bilinmediği, aynı adreste ..."in 2 aydır faaliyet gösterdiğinin" tespit edilmesiyle mükellef kurumun iş adresinin olmadığının anlaşılması ile mükellef kurumun komisyon karşılığında sahte belge düzenlemek amacıyla kurulduğunun" belirtilmesi karşısında maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından; öncelikle sahte fatura düzenlemek suçunda, suçun maddi konusunun fatura olması, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki "Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanunun Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır" şeklindeki düzenlemeye göre de faturaların Vergi Usul Kanununun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi 2007, 2008, 2009 ve 2010 takvim yıllarında düzenlendiği iddia olunan faturaların asılları ya da suretlerinin dosya içerisinde bulunmadığının anlaşılması karşısında, 2007, 2008, 2009 ve 2010 takvim yıllarına ait fatura asıl ya da örneklerinden de kanaat oluşturacak sayıda adına fatura düzenlenen şirket/kişilerden sorularak temin edilip dosya arasına konulması, incelenerek kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi, suça konu faturalar üzerindeki imza ve yazıların sanığa ait olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, mahkemece suça konu faturaları kullanan bir kısım kişi ve şirketler hakkında karşıt inceleme yapılıp yapılmadığının sordurulduğu, ancak tüm kullanan kişi/şirketler hakkında bu hususta bilgi bulunmadığı anlaşılmakla, faturaların temin edilmesinden sonra suça konu faturaları kullanan diğer şirketler/kişiler hakkında karşıt inceleme yapılıp yapılmadığı ilgili vergi dairelerinden sorulması, yapılmış ise vergi raporlarının dosya arasına alınması, bu şirket yetkilileri hakkında sahte fatura kullanmaktan dava açılmış olup olmadığının araştırılması, açıldığının tespiti halinde dava dosyaları getirtilip incelenerek bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi yönünden mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim tesellüm belgeleri, bedellerinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun kanıtlama yeteneği olan geçerli ödeme belgeleri ve satıcının kasasına ya da banka hesabına girip girmediğinin tespiti ile faturaları düzenleyen mükelleflerin yeterli üretimi, mal girişi ya da stoğu olup olmadığı da araştırılıp, karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yaptırılması, suça konu faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişiler de dinlenerek sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıklarının ve sanığı tanıyıp tanımadıklarının sorulmasından sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz gerekçe ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2) Sahte fatura düzenlemek suçlarında her takvim yılında işlenen suçların birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu gözetilmeden hangi takvim yılından hüküm kurulduğu belirtilmeksizin sanık hakkında tek beraat hükmü verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.03.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.











